Nar Mektep Derneği

Yuvamız Doğa

                                                    YUVAMIZ DOĞA

Sınırlı kaynaklara sahip olduğumuz bu gezegende insanlık olarak bize sunulan tüm olanakları tüketmeyi, yok etmeyi ve kıymetini bilmemeyi çok güzel başardık. Bugün yaşadığımız yangın,sel ve deprem gibi doğal afetler ise doğanın bize sunduğu yaşam alanlarını nasıl yaşanamaz hale getirdiğimizi kanıtlar nitelikte. İklim krizleri, çevre sorunları, limitli kaynaklar ve artan sıcaklıklar bugünümüz ve yakın geleceğimiz için gündemi meşgul edecek hayati meseleler arasında yer almaktadır. Dünya ısınmaya devam ettikçe orman yangınlarındaki artışlar da paralel olarak devam edecek ve yaşam alanlarımızda azalmalar meydana gelecektir. Acı ama gerçek olan bu durumla yüzleşmek, önlemler almak, farkındalığı arttırmak, bilinçli davranmak ve her türlü felaket için zararı minimum seviyeye indirebilmek adına hazır olmak ise her şeyden önce bu toplumun bir bireyi olarak üstümüze düşen ilk görevdir. Bu bağlamda toplumun her bir bireyi bu mücadele için inisiyatifler almalıdır, öncelikle alt yapı bağlamında bu tarz felaketlere karşı yeterli kaynaklara sahip olmak adına stratejik ve planlı bir süreç üzerinde durulmalıdır, örnek vermek gerekirse kendi ülkemiz bağlamında Afet Müdahale Planları güncellenmeli, her türlü risk öngörülmeye çalışılarak acil durum eylem planları her an uygulamaya koyulmak adına hazır bulunmalıdır. Yuvamız olan doğal yaşam alanları için kriz durumlarında politik odak noktalarından uzaklaşarak, toplum yararı ve doğayı korumak göz önüne alınarak işlevsiz kurumlar devre dışı bırakılmalıdır. Diğer bir yandan tüm yerel yönetimler ve devlet organları arasındaki koordinasyon, işbirlikleri ve resmi açıklamalar ise sürecin etkili yönetilmesi, halka doğru bilgi aktarımı açısından önem arz eden hususlardır. Doğan Cüceloğlu’nun deyişiyle “Yaşam yolculuğunda, ortaklık vardır” ve toplum olarak özellikle kriz anlarında ve bugün  şahit olduğumuz orman yangınları anlarında farklı şekilde bu ortaklığı yürütmeye çalışmalıyız. Örneğin, bilgi kirliliğini engellemek için sosyal medya mecralarında paylaştıklarımıza özen göstermeli, paylaşılan içerikleri doğruluk açısından kontrol etmeli ve sürece maddi-manevi destek vermek adına güvenilir kişi ve kurumlara ulaşmalıyız. Bunlara ek olarak, geçirdiğimiz bu zor günlerde yaşama ve ölüme saygı duymayı da öğrenmek bence çok hassas ve kritik bir nokta çünkü insan olarak bazen durumun duygusal boyutundan çıkamayıp iyi niyetle de olsa canlıların ölüm anlarını saygı çerçevesi dışında kullanarak paylaşımlar yapıyoruz bu bağlamda daha özenli olmaya dikkat etmeliyiz. Yaşadığımız modern çağ her ne kadar bize farklı olanaklar sunsa da insan olarak Dünya’nın bize sunduğu kaynakları tüketme aşamasına geldik, ve gelecek günler için sıcaklıkların artacağı, ekolojik kriz ve yıkımların olacağı bilim tarafından öngörülmüş durumda  bu yüzden bu riskleri hep birlikte azaltmak bizim elimizde çünkü doğanın ekonomisinde ana etmen yaşamdır ve bizim yaşam alanlarına, evlerimize sahip çıkmamız gerekmektedir. Bu yüzden hiç farkında olmadan attığımız izmaritler, kırdığımız cam şişe parçaları ya da bilinçsizce doğaya yaptığımız müdahaleler orman yangınlarının artmasında rol oynuyor bu nedenle bilimi takip etmeli, bu konuda eğitime önem vermeli  ve ormanı sadece ağaç olarak değil, ormanda yaşayan her bir canlı için yaşam alanı olarak görerek yuvamız dünyamız için ona göre eylem almalıyız. Ülke olarak tarihimizin en büyük yangın yıkımlarını yaşadığımız şu zor günlerde biraz daha birlik olmayı, dayanışmayı arttırmayı ve elimizden geleni yapmayı bir görev olarak görmeli ve bize yakışan şekilde bu krizi bitirmeyi amaçlamalıyız. Hep birlikte doğamıza sahip çıkmalı, yaşam alanlarımızı yeşertmeli ve sahada yangınla mücadele eden tüm görevli ve gönüllülere yardımcı olmalıyız. Unutmamalıyız ki insanlığın doğayla uyum içinde yaşadığı bir gelecek, yeni nesillerin inşası için hayati önem taşımaktadır.

   ZEYNEP ARSLAN

Bu site, Bulut Web Site Logo Web Tasarım Sistemi kullanmaktadır.
Canlı Yardım
UA-129914042-2